Thursday, June 14, 2012

Oradan Buradan ve hatta Suradan, Icimde kalmasin demleyelim icelim!

--> Bardakta yasadiklarim suda kalsin, balkonlarda attigimiz cigliklar mutlu oldugumuzdan degil olmaya calistigimizdan, kiz kismisinin yapamayacagi seyleri sayma ninecim, yapabileceklerini say, kiz kismisi yasasin mi? Mesela ne dersin?
--> Ben seni terketmedim yine baska taktikler icindesin, saclarini ordun mu benim ellerim mi dolandi?
--> Askiya astigim elbiselerdeki hatirlar, gulusler, kokular uzerime yapisiyor, bir giydigimi bir daha giymemeli miyim?
--> Bazi insanlar konusmasin sadece yazsin, kendinde konusma hakki bulmasin, herkes konusmasi icin heryere davet edilmesin, yoksa elli yil murekkeple buyuttugu saygiyi bir canli yayinda kurdugu cumleyle kaybediyor bazilari, soruyor sunucuya "Neden beni konusturmuyorsun? Ben aptal salak bir herifmiyim?" yazik oluyor...
--> Derdim bana ait, bazi seyleri ben secmedim, razi oluyorum, sukr ediyorum biraz saygi...
--> Bazen insanlar acimasizca is cevirince arkamdan ruyamda goruyorum neler donuyor, demekki Allah cok kiziyor...
---> "Nereye gidiyorsunuz?" ayet-i kerimesinin bu gun icin soylendigine bahse falan girmek istiyorum...

--> Insanlarla tanismak bana iyi gelmiyor, neyi ispat etmeye calisiyorum bilmiyorum, yada onlar neyi ispat etmeye calisiyorlar anlamiyorum, ya ben cok alinganim yada insanlar guzel kiviriyorlar, olamaz yoksa Serdar Tortac'in dedigi gibi mi? Binlerce dansoz mu var?

--> Cok eksiklerim var cok eksiklerin var cok eksiklerimiz oluyor, tekliflere kapaliyim.
--> Cay var o guzel iste, ne de olsa cay var, var cay, sukur cay var, tartisma yok! cay var, buzlu cay icene celme takiyorlar, binlerce buzlu cay icen var!




Wednesday, June 13, 2012

Bugun Bir Ari Ezdim, (evine ekmek ucuruyordu belki)

      Araba kullanmak kabustur, benim lugatimda kabus kelimesinin es anlamlisidir, anlamlisiydi. Coktan secmeli kabuslarimda itinayla ters yola girilir, arabalara hafif hafif dokundurulur (pahali arabalara), polislerle kavga edilir, birde polislerin suclulari tehlike aninda vurma hakki olan ulkelerde heyecanla el kol yapilir ve kursun yenir. Hep tembihlenir boyle ulkelerde daha once yasamis yurtdaslar tarafindan halbuse "Bah polis geldiginde elini ayagini oynatma senden urkerse onu vuracan sanirsa yirsin gursunu". Sanki yeni evcillestirilmis bir hayvandan bahsediyor ama polisi mi beni mi hayvan yerine koyuyor onu tam anlayamiyorum bu aciklamayi yaparken.  Ruyamda kursun yedigimde boyle tokmakla vurulmus gibi bir aci hissediyorum (Emrah filimlerinin etkisi olacak arkada "yaraliyimmmmm" sarkisi  bir fon muzigi gibi, bir kursunla sarki bitene kadar kendi etrafimda donerek oluyorum, hik demis Emrah'in burnundan dusmusum). 
      Hazir polisten konu acilmisken boyle korkutulunca korkutulunca besbinsekizyuzelli kere polis geldimi oldurur, yabancilari sevmezler, el kol hareketinden urkerler, takim yildizi halinde dolasirlar, " bah bu bayyirin assasindaki agaclarin arhasinda hep bekliyollar spid limit (speed limit) burda odduz (otuz) normalda ama bayyir ya sen freni koklemezsen elli oluyo limiti asiyon farhetmiyon amma iste o zaman sislerler", enselerler, "gecen 200 odedim ben" gibi hazir konu bulmus bilincalti isliyorda isliyor. Fredinin kabusuna denk, 13. cuma tadinda bir gece yasiyorsun. Dogal hayatta bilinc her ne kadar " yok canim" dese de, polis gorunce igneci Turkan teyzenin bronsite yakalandiginda yaptigi ziyaretler gibi bir sol kolda uyusma, soylenilenleri tam anlamama falan vuku buluyor mekanizmada. Saglam penisilin ignesi yapardi Turkanim, aile doktorumuz siringa satan bir sirketle anlasmis gibi 50 tane verirdi her kis yerdik o igneleri. Evimize kadar gelirdi Turkanim, saplar giderdi. Iste iki hatirayi iliskilendiriyor hafiza vicudada tepkilere karsi koymaya calismak dusuyor. Ama sol kol uyusunca heyecandan direksiyon hakimiyeti hic zarif durmuyor en azindan bende. 
         Trafikte ilimli olmaya calisiyorum, bir insan evladi sinyal vermeden onume atliyorsa bunun sebebi ya yeni bir sofor olmasidir yada dusuncelidir, delidir, yani kim kendini oldurmek ister degil mi? Ben korna basmamaya iyice o insan evladini heyecanlandirmamaya gayret gosteriyorum. Simdi tamam yapmis bir hata insanliktan red mi edelim? Korna basip rencide ettik diyelim ne gececek elimize? Ikinci olarak benim onume kiran insanlara oldugunca izin vermeye calisiyorum. Mesela ben izin vermesem belki arkamdaki insanda izin vermeyecek belki sonra panik yapacak kaza olacak. Onume kirdi cunku yolu son anda hatirladi donmesi gerek demekki diye dusunuyorum. Yanimdaki sofor arkadaslarim "sen yol vermek zorunda degilsin" diye beni uyariyorlar, "yol senin sen devam etsene" diyolar. Yol benim tapulu malim degil hem bir firsattir bir insanin isi gorulmesin mi? Tebessume sadaka veren belki buna Hac sevabi verir neden firsati kacirayim diyorum. Gurultu olmasin benim varligim baskasinin kabusu olmasin varligim kimsenin kabusu olmasin efendilik olmesin diyorum. 
           Elimize firsat gectiginde birbirimizi sanki hep o ani beklemisiz gibi ezmeyelim diyorum, korna bir sestir hakaret icermiyor ama cok rencide ediyor, bide hata yaptiginda arabanin icine egilip bakiyorlar, ha tamam kadinmis gibi kafa salliyorlar gittigin yere gec kalmanin stresine birde boyle meseleler ekleniyor, ileride u donusu yasak diyor, polis sireni duyuyorsun heyecanlaninca burnun kasiniyor elini kaldirinca polis vuruyor oluyorsun boyle upuzun gepgenis bir cumle kuruyorsun hic eglenceli degil!
           Kirmizi arabasindaki gozluklu adam sana sesleniyorum bugun senin yuzunden eve ekmek goturen bir ariyi ezdim, sol kolum uyustu, direksiyon hakimiyetimi kaybettim, iyi mi oldu? Evet iyi araba kullanmiyorum belki ama ben dusunceli bir insan evladiyim. Olmaya calisiyorum...
            Bugun bir ari ezdim, evine ekmek ucuruyordu...

Tuesday, June 12, 2012

Seytanin ayrintida gizlendigini biliyor muydunuz?

            Insanlarin ilkokul anilari vardir...Omuzlarindaki verem asisi izleri, su siseleri, beslenme cantalari, ip atlamalari, top oynamalari, aglamalari, gulmeleri, sinifin ilk gunleri, karne gunleri ve daha niceleri... Ben biraz farkli basladim hayata oylede gidiyorum sanirim... Ilk okulu kendimden iki yas buyuk insanlarla, liseyi kendimden uc yas kucuk insanlarla okudum... Ortaokula gitmedim disardan okudum, feci agir medrese gecmisim var ciss dokunamiyorum gecmise... On yasinda basladigim yurt hayatimin hala devam ediyor olmasi     goturdugu kadar getirdi demek isterdim ama ateslendigim gecelerde sayikladigim gibi "hayir! hayir! ben yapmadim". Ben gormedim, bilmiyorum, ben birsey soylemedim...Hayati yapmamam gereken seyler uzerinden ifade etmeyi nereden ogrendim? Kim ogretti? Necip Fazilin genclige hitabesinde bahsettigi "kim var dendiginde sagina soluna bakmadan fert fert ben diyebilen bir genclik" mesela... Kim o gencler? Nerdeler? Yildizlar otesi tesbih cekmek ama namazda arka saf hizasinda olmak ne demek? Babam boyle pasta yapmayi nerden ogrendi? Sorulacak soru cok ama cevaplar cok karmasik...Sordugum sorunun cevabini duymak istedigimden emin de degilim...
              Neden insanlar kendilerini cok iyi pazarliyorlar? Bir cocuk ayranim eksi dememeyi nereden ogrendi? Asrin yeni hastaligi ozguven yitikligi mi? Kimligi neden uzaga koyup ihtiyacimiz oldugunda boyu uzun birisini ariyoruz? Kimligi ne uzerinden ifade ediyoruz? Aynada calistigimiz pozlari vermeyi nasil ogrendik? 
             Askerler bana sormustu. "Burda ne ogreniyorsunuz kucuk?" "Biz elisi yapmayi ogreniyoruz" demistim...Hani yalan soylemek gunahti? Ne tur yalanlari ne tur yerlerde soylemeliydik?...Pirincin icine Arapca kitaplari, mercimegin icine Ornek Sahsiyetlerin anlatildigi fotokopileri saklayalim, belki kurtuluruz kapatmazlar Kursu ha? Kapattilar, hemde ne bicim kapattilar, ne degisti? Simdi hersey serbest, hangi yalani nerde nasil soyleyecegiz onu bilemiyoruz.. Egitimle ogretimin arasindaki fark, sanatin insanin ustune yakisani giymesi, ufak ayrintilarda hayati yitirmemiz... Seytanin ayrintilarda gizli olmasi, ulan bi bulursam seni...


Küçələrə su səpmişəm,
Yar gələndə toz olmasın.
Elə gəlsin, elə getsin,
Aramızda söz olmasın

Biri sokaklara su serpsin, belki de ben gelirim...


Tuesday, June 5, 2012

Takkeyi onumuze koyup bi dusunmek gerek arif!


Takkeyi onumuze koyup bi dusunmek gerek arif, sevip sevmedigimiz, yapmamiz gereken ve zinhar yapmamamiz gereken seyleri oturup dusunmek lazim, sonra sigara iciyoruz ruyamizda yorumu hayra cikmiyor...Aldigim hicbirsey ustumde guzel durmuyorsa, her bilgi agzimda siritiyorsa bi daha gozden gecirmek gerek hayati ama bi bahar temizligi sart tabi...Society min arasinda bir bayram, bir bahar temizligi yapmak istiyorum en son cikan camasursuyunu alip...Benim yeni vizyon beyinlerin kanini emmem lazim, ayna ayna soyle bana varmi benden daha entelektueli diye sorup Of course not! cevabini alan insanlar toplamam lazim, ankart acmam lazim, kabuk yenilemek, sekil almak, tas dusurmek lazim...Okumaktan skilan insanlarin kapilarinin zilini calip kacmak istiyorum, aramizda yasayan uzuntuyu anlamayan asosyal otostiklerinde gozlerine parmaklarimi sokmak...Kitabin bir cumlesini anlamadan gecen sirf okumus olmak icin, cevrede havasini yapmak icin goz gezdiren insanlar mazadan cikarken otsunler istiyorum, bilginin basi kelmi calani hapse atsinlar! Biseler yapmak lazim arif, dusunmek uretmek temizlemek ve temizlenmek lazim...Akil hocalari bulup takkeyi yerine asmak lazim...bu garibi hayata yeniden sokmak lazim..Yazik...oluyor cok yazik... 

Monday, June 4, 2012

ben kirildim mi yapistirilamiyorum, yama tutmuyorum, ayakta duramiyorum, ve neden bilmem affedemiyorum

Beni yolda gorseniz ne iyi bi insan dersiniz, ne guler yuzlu...Beni yolda gorseniz hemen anlarsiniz, kisisel cikarlarim olmadigini, sizi gozlerimle bile uzmem, adres sorsaniz mesela parmakla gostermem yaninizda yururum bir sure, su koseyi donun, ilk sagi alin demem yolda sohbet eder Mazlumlar Kralligindan misiniz anlar ve yardimci olmaya calisirim...Sizin arkadasinizim mesela, beni daha da cok seversiniz, sizin hikayelerinizi baskalarina peskes cekmem, ustunuzden gecinmeye calismam, baskasi sizin arkanizdan konustumu yoru yapmam, kotulugunuzu dusunmem, duada ederim hatta olmuslerinize bile okurum eger kendi olmuslerime okuyorsam..Size gercekten deger veririm anneme bile anlatirim annemin olmadigi bi gunde eve goturmeye calismam...Hakkinizda kotu dusunmem, dusundurmem... Siz beni vefasiz sanirsiniz ama vefanin tanimi cok baskadir bende, genelde anlamazsiniz...Peki beni neden uzuyorsunuz o halde? Iyiyim ben daha ne yapayim, beni neden kendimi aciklamak zorunda birakiyorsunuz? Siz bu satirlari okurken ben cok mu uzakta olayim? Yoksa etraf sicak fazla uzaklasmis olamam mi? Bilginize ben yeterince uzaktayim ve hayatta en ovundugum sey hayattan hemen siyrilabilmemdir... Eger sizle konusmuyorsam sizi rahatsiz ettigimi dusundugumden burnu havada biri sanmayin, beni en kiran seyde dinlenmemektir, niye bukadar kendimizi ispat etme cabasindayiz biz?  Ben konusanin sen kaygisi vardir! benden kaygilandiginiz sey nedir kuzum? ben sizi begenince madalyami veriyorlar? Madem defolup gideceksiniz neden kapiyi calmadan giriyorsunuz? Cevereye verdiginiz rahatsizliktan dolayi bir ozur borclusunuz bana, kalemimden kan damliyor, catliyorum...
Gorgo, soz ver beni dinleyeceksin, soz ver gozlerini kacirmayacaksin, soz ver sozunde duracaksin, soz ver herkes gidiyor sen kalacaksin, soz ver unutturmayacaksin, sen bilirsin ben ne iyiyim  Gorgo sen bilirsin... Ayakkabilarini benim kapimin onunde cikar, zile basmadan izin almadan gel, kapilarimda zorlama izleri var hirsiz girmis olabilir, yeniden yap onar, kapiyi icerden kapa Gorgo, kal!

hersey buyuyor...

cocukken param olsa tum bakkali satin alirdim gibi geliyordu. Al bu para senin "bakkal" git kendine bodrumda bir hayat kur feslegen meslegen yetistir, nevaleler burda kalsin ciklet ve piskuvitlerde...demek mesela, babam gibi olabilmek cebimde para agaci olmasi..cocukken cok degisik bir ozelligim vardi benim, her deyimi gercek zannederdim. Mesela televizyon bozulurdu, yaptirilirdi, ee nesi varmis televizyonunuzun diye soranlara annem neyi olcak "bes milyon skismis" derdi. Annem bisiyi yok canim tamirciye verdigimiz paraya oldu olan demeye calissada dunyayi buyuklerin burun deliginden seyreden ben gercekten bes milyon skismis zanneder hayiflanirdim neden ben cikartmadim, gormedim o bes milyonu? uzulurdum cunku bakkal projemi hemen hayata gecirmeye calisiyodum.Simdi bir bakkal alacak kadar olmasada birsuru sey alip icime kallavi bi sus payi verecek kadar param var ama hicbirsey istemiyorum, istedigim seylere artik parayla satin alinamiyo, ama hayat simdi baska projelerim var..buyuyorum, hersey buyuyo, hic eglenceli degil...

Monday, May 28, 2012

Aci cekmeyi ben kendim ogrendim, edebimle cekiyorum acimi kimseyi rahatsiz etmeden...

Bozuk kahve ictin mi sen hic? Damagindaki aci tadi yutmaya calistin mi? Buyuklerinin yaninda cocugunu utandigi icin kucagindan atan bir babanin cocugu olup seni sevdigini anlamak icin goz temasi kurup boslukla bakistin mi? Kahve ne kadar bozuk olursa olsun, biliyormusun, kokusundan hic birsey kaybetmiyor. Kokuya kanip icmeye devam ediyorsun, ayip olmasin diye ziyan olmasin diye, kokusuna kaniyorsun... sahip olmadiklarina heveslenmeyi nerden ogrendik biz? Kim ogretti?..Aci cekmeyi ben kendim ogrendim...edebimle cekiyorum acimi, kimseyi rahatsiz etmeden..Mutlulugun tarifini yapan kelime cambazlarina ragmen, munubus camlarinin buhularina yazilan umut zirvalarina ragmen, yalnizligima ragmen, bosa konustugum yuz ifadelerine, yalnis anlasilmaya odedigim bedellere ragmen, edebimi bozmuyorum, bir kosede acimi cekiyorum.Insanlari neden olamadiklari icin sucluyorsun? Bozuk kahve icmismiydin sen? cevap vermedin? Bekleyemiyorum ben...Taze bitti dediler, dagildik biz...