Monday, April 7, 2014

bu son olsun diyorum

Bu artik son olsun diyorum, bi daha olmasin Nasuh gibi kararli olayim diyorum bu gercekten son olsun...



cok sevdim...

icinde olmak istedigim evler kadar
hic bitmesin dedigim vakitler kadar
ikindi vakitleri kadar
gecip gidenler kadar
bir ara duranlar kadar
kiminin hakki yok bunlara
ben tam onlardan biriyim
asiri uzaktayim
hakkim yoktu yine de cok sevdim
kendi kendine bir kenarda kuruyan bir zeytin daliyim
sustur beni...

Monday, March 17, 2014

ustunde dirseklerimi curuttugum masamda hep bir bicak bulundururum
yo hayir kendimi oldurmek icin degil
trajedi budalaligi yapmayin hemen
dusunmeyin masasinda keskin bir bicak
ah bu kucuk budala canina kiyacak
guluyorsunuz niye?
dogru ya artik kucuk de degilim

yeni bir bahanem var artik kacmak icin
buyudum ve buyudu sirtimdaki yokuslar
buyudum ve buyudu inisler ve cikislar

bu dunyanin bir cikis kapisi olmali
bir balkonu olmali yalniz kalinacak
bir dugmesi olmali kapatilacak
bir ipi olmali kesilecek
bir cani olmali alinacak
bu sirri bilen kac kisi kaldi ki?

bicak iste o bicak
gozlerinin ustume dusecegi gune kadar
golgesinde kalacagim
ceketimin cebinde bir bicaklik daha yer var
yo hayir kendimi oldurmek icin degil
bir bankta oturup yasak bir elma soymak icin
dost belledigim kaygilarima


Friday, March 14, 2014

Onemsiyormus gibi Yapma Edatlari

yenilmekligimce, yenildigim kadar, yine'ye aci bir yenilisimdir..dinle ey zerzevat cercabut bedbaht ve belediye cukurunda yardimsiz kalasica ben, dinle sozum sana!...
pejmurde bir yenilenmenin kiyisinda yine zamanin saatin yakasina yapistigi uykunun uzerimize oturdugu deli vakitlerde, "bu son ama artik" kalibini yirtarak ve dahi parcalayarak belki ha belki affa mazhar olurum bir degisme imkani verilir bana, inadina inadina hep hayalini kurdugum o pembe panjurlu cici kiz olma imkani belki ha? cicekli elbiseler giyen, guzel konusan, hatta hayal degil mi lan cok afedersiniz gercekten guzel mi guzel bi kiz falan... hacmi genis bir hayalin ucuklayan dudaklarinin efsanevi kivrimlarinda benimle alay eden bi gulus sezdim, iyi mi? guluyor ama bana guluyor ustume guluyor ben o tatli tatli gulumsuyor saniyorum gercek olur saniyorum ama o tabiki ustume guluyor...

sinsice kanima akrabalik kuran virusler var, hapsirtiyor, oksurtuyor halsiz birakiyor ve goz yasartiyorlar sonra muhakkak benim iyiligim icin gecip gidiyorlar, tebessum degil o dudaklarin kulak kenarina parkedisleri, ustten ustten bakiyor bana guluyorlar, ustume guluyorlar, "ne zavalli kiz kac yasina geldi hala....." li cumlelerde can yakici bosluk dolduruyorlar bana dair bana ragmen!, ya da belki ben kirmadikca "aman kiralim gitsin oturmaya mi geldik ayol" diyorlar hatalarimdan dolayi hesap da soramiyorum, ne hata yaptim da basima geldi de diyemiyorum desem "hadi bi fikra anlat" dediklerinde oldugu gibi aklima hicbisi gelmiyo zaten isyan edemem zaten korkuyorum zaten sonra bu kadari bile sukursuzluk zaten sacini basini yolarim senin kir bacagini otur derken buluyorum kendimi...

Anlatilanlarin Teknik Kismi

Onemsiyormus gibi Yapma Edatlari

"hadi bi fikra anlat gulelim"
 "ya uzulme ya da uzul acilirsin"
 "ya aglama ya ya da agla icine de atma ama!"
"sukursuzluk etme"
"oyle deme"
"bana sorarsan"
"sen bilirsin"
"hayirlisi olsun"
"Ama ben demistim"
"sen cok iyisin"

su yukardaki asiri dostani onemsiyormus gibi yapma edatlari tanidik mi yabanci? Dunya cok kalabalik iki dakka disarda konusalim mi? sen anlat ben dinlerim oturmaya geldim ulan var mi otesi?...



Monday, March 3, 2014

ufak ufak cildirsak ya azicik, iyi olur belki hersey duzelir....

boyle degisik durumlarin icinde ortasinda tam ortasinda kendimi buluyorum, sonra kendime "sana ne oluyor seni artik taniyamiyorum" diyorum,"yikil karsimdan lanet olasi pislik" diyorum sonra lanet olasi dedigim icinde kendime tekrar kiziyorum bu kadar cok seyle ve kendi kendimle basa cikamiyorum sonra, sonra ne mi oluyor, yine kendi kendime kaliyorum...siir var yine bi iki satir katledip rahatlanir, olmedik ya, oledebiliriz, olmek dusuncesi de rahatlatiyor, olmemek dusuncesi de.. Olum var diye de rahatliyoruz, olmedik ya diye de...ama sarkiyi buraya koymaya gucum yok suan, aslinda bu kadarini yazmam bile mucize hic bir seye gucum yok bu ara...

 ustune namazdayim donucem yazilmis bayat kagit helva kokan koy bakkali gibi hissediyorum, cunku takdir edersiniz ki cikmamis candan umut kesilmez... bakkal sahibi heran donebilir, bakkali arazisi yuzunden ucuz bir meblaya zengin kotu adamlara devredebilir, namazdan sonra hevesi kacabilir kahveye gidip orda vakit oldurebilir...ya doner ya donmez, umut ekmegin fakiri, ya da fakir umudun ekmegi hic olmadi ekmek fakirin umudu, umut dahi fakirin ekmegi...




Sezencigim'den "Biliyorsun"

 dukkanda yokum biliyorsun, belki donerim belki donmem biliyorsun, gofretler bayat biliyorsun, adettendir diye mahalle muhtarligina da adayligimi koyacagim biliyorsun, namazdayim biliyorsun, biliyorsun...

Konuya bu kadar baglayabildim sarkiyi dinlerseniz dinleyin iste sanki herseyiniz tamtakir Allahasen...

Sunday, February 23, 2014

Belki

Bizim kadar degil, belki bir parca daha eski bir durum bu...Ben eski miyim, ne kadar eskiyim, ima edebilir miyim, iyi miyim, aransam bulunurmuyum, yuz derece kaynatilsam buharlasir miyim? sabah erken kalksam sarki sozu yazip unlu olabilir miyim? Ben okulda cahil mi kaldim, yoksa hayat cahil ben mi pek ogrendim?butun garip seyler toplanip benim basima mi gelir, hep sesim mi titrer, cok basim bulanir mi ya da midem doner? 


Sunday, February 9, 2014

Mike Mike Mike bu sefer ne var in your pocket for us other than a "hole",We will take anything but nothing is hard to hold !


Bu sarki bi acaip, bunu Mike yazmasaydi buyuk ihtimal ben yazardim...Yazardim, soylerdim, uzulurdum, sora gecerdi...Niye gecmesindi, hersey yerini bulurdu, bulsundu benim de evim diyecegim bi "hole" um olsundu...Storyteller storyteller bana ne var in your pocket? there is a hole in your pocket? Oh I see I see, you are on my mind too, never to keep never to forget...Mike arada owha gibi bi ses cikariyosun muzik hizlaniyo ya, ya hakikaten feeling neglected seriously, seriously..sen yazmasaydin ben yazacaktim, madem once davrandin dinleyelim hep beraber...

Tuesday, January 21, 2014

Bazi Agrilarin Insani Adam Edebilme Becerisinin Uzerine

Bazen baya anlamsiz geliyor ya, oyle anlamsiz, anlamadiginiz yer oldugunda sorun diyorlar, anlamadiysam neresini sorayim kadar kendinden emin, ve agrilarin beni daha iyi bir insan yapabilecegine bagladigim umut kadar saglam, bu cumleyi nereye baglamam gerektigini hic bilmedigim kadar basina buyruk, buyrun bana mi seslendiniz sorusu kadar formalite, bilmedigim kelimeleri kullandigimda pir pir heyecan yapmak kadar falan ve fulan, failatun failatun mefailun...

"Butun kemiklerim agriyor cumlesindeki mel'un ozneyi bulunuz"

 Romatizma!

Bir bilmecem var tifillar, haydin sor sor, yagmurda karda belirir acaba nedir nedir?
Sebepsiz agri deyince akla tamam simdi buldum hemen onun adi gelir Roma Roma Tizma (koro)...

Ben Roma'da kaybolayim diyorum, Roma gelip tiz tiz olumsuz bir ekin gune isiyacak gecesinde benim omuzlarimda yurekleniyor...Madem geldin Romatizma, hosgeldin, yerles bakalim hincini alabilecek misin benden? Bir Roma bir Tizma'ya bre Tizma gel beraber su zeynebi telef edelim demis...Demek ki usuyorum, demek ki sirtimdaki bu yokusla daha cetin bir yokus devirmek aptallikti...Belki yorulur belki giderim lakin Euphoria degilim artik..

Euphoria Roma'da kayboladi, Roma'yi omuzlarina aldi, baska bir Ulke'de kaybolacak, Ya Dublin Ya Portland sec bi yer!

Senle organik insan kani servis eden bir vampir cafe isletmek istedim tam da simdi...Kavonozlarda sakladigim iyi insanlari buzluktan cikarayim da cozulsunler, hemen ise koyulalim...